Dünyanın kaçta kaçı ormandır ?

Sena

New member
Dünyanın Kaçta Kaçı Ormandır? Haritada Yeşil Görünen Her Şey Sandığımız Kadar Yeşil mi?

Geçen gün dünya haritasına bakarken aklıma son derece ciddi görünen ama aslında insanı hafiften gülümseten bir soru takıldı: “Acaba Dünya’nın ne kadarı orman?”

İlk tahminim, dürüst olmak gerekirse, biraz mahalle bakkalının veresiye defteri hesabı gibiydi. “Herhalde yarısıdır. Amazon var, Sibirya var, Kanada zaten başlı başına orman… Bir de bizim Karadeniz var; tamam, yarıyı bulur.” Sonra gerçek rakama baktım ve mesele biraz daha ilginç çıktı.

Güncel FAO Global Forest Resources Assessment 2025 verilerine göre dünyada yaklaşık 4,14 milyar hektar orman bulunuyor. Bu, gezegenin toplam kara alanının yüzde 32’sine denk geliyor. Yani kabaca karaların üçte biri orman. FAOHome+1

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: “Dünyanın yüzde 32’si orman” demek teknik olarak doğru değil. Çünkü Dünya’nın büyük bölümünü okyanuslar ve denizler oluşturuyor. Söylenmesi gereken, kara yüzeyinin yaklaşık yüzde 32’sinin ormanlarla kaplı olduğu.

Ve bence asıl hikâye bu yüzde 32’nin arkasında başlıyor.

Önce Büyük Sayıyı Bir Kenara Koyalım: 4,14 Milyar Hektar Ne Demek?

4,14 milyar hektar kulağa biraz “Excel dosyasında yanlışlıkla fazla sıfır eklenmiş” gibi geliyor.

Bir hektar 10.000 metrekare olduğuna göre burada konuştuğumuz alan inanılmaz büyük. FAO’nun 2025 değerlendirmesi, dünya ormanlarının yaklaşık 4,14 milyar hektara ulaştığını ve bunun kara alanlarının yüzde 32’sini oluşturduğunu belirtiyor. FAOHome

Üstelik ormanlar dünyanın her yerine eşit dağılmış değil.

Ormanların yaklaşık yüzde 45’i tropikal bölgelerde bulunuyor. Ardından boreal, ılıman ve subtropikal kuşaklar geliyor. FAOHome+1

Yani “Dünya’nın üçte biri orman” dediğimizde zihnimizde oluşan görüntü, her kıtaya eşit serpiştirilmiş yeşil karelerden oluşan bir dünya haritası olmamalı.

Rusya’nın uçsuz bucaksız ormanlarıyla Amazon Havzası’nın tropikal ormanları aynı şey değil. Kanada’daki boreal orman ile Endonezya’daki tropikal yağmur ormanı da aynı ekolojik karaktere sahip değil.

Kısacası orman dediğimiz şey tek tip bir ürün değil. Biraz “orman” kelimesinin altında koca bir aile toplantısı var.

Dünya Haritasında Ormanların Ağır Topları Kimler?

Orman alanının dağılımına baktığımızda birkaç ülkenin tabloyu ciddi biçimde etkilediğini görüyoruz.

FAO verilerine göre dünyanın ormanlarının yarısından fazlası yalnızca beş ülkede bulunuyor: Rusya Federasyonu, Brezilya, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin. 2020 verilerinde bu beş ülkenin payı yüzde 54 civarındaydı. FAOHome+1

Burada ilginç bir nokta var.

Bir ülkenin çok ormana sahip olmasıyla ülkesinin büyük bölümünün orman olması aynı şey değil.

Mesela devasa yüzölçümü nedeniyle toplam orman alanında üst sıralarda bulunan bir ülkeyle, yüzölçümünün çok büyük bölümünü ormanların oluşturduğu küçük bir ülkeyi aynı ölçekte değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Bu ayrım günlük hayatta da karşımıza çıkıyor. Bir apartmanın bahçesinde 50 ağaç bulunması, apartmanın “ormanlık alan” olduğu anlamına gelmez. Ama 50 apartmanın tamamının bahçesi orman olursa şehir planlamacısı biraz düşünmeye başlar.

Veriyi yorumlarken “kaç hektar orman var?” kadar “ülkenin yüzde kaçı orman?” sorusu da önemlidir.

Peki 2020’de Yüzde 31’di, Şimdi Neden Yüzde 32?

Forumlarda bu konuda sık sık bir kafa karışıklığı görüyorum. “2020’de yüzde 31 deniyordu, şimdi yüzde 32 deniyor. Ormanlar bir anda mı arttı?”

Hayır. Burada ölçüm dönemi ve yeni değerlendirme söz konusu.

FAO’nun 2020 değerlendirmesinde dünya orman alanı 4,06 milyar hektar ve küresel kara alanının yaklaşık yüzde 31’i olarak hesaplanmıştı. FAOHome+1

2025 değerlendirmesinde ise orman alanı 4,14 milyar hektar ve yüzde 32 olarak veriliyor. FAOHome+1

Bu iki rakamı yan yana koyup “Dünya ormanları çoğaldı, sorun çözüldü” demek ise fazla aceleci olur.

Çünkü orman alanındaki net değişim, yeni ormanların oluşması veya ağaçlandırmalar ile ormanların başka kullanımlara dönüştürülmesi arasındaki farkı ifade ediyor. Bir yere ağaç dikmek ile doğal bir orman ekosistemini geri getirmek de aynı şey değil.

FAO’nun 2025 verilerine göre 2015-2025 döneminde yıllık küresel ormansızlaşma yaklaşık 10,9 milyon hektar seviyesindeyken, net orman kaybı yıllık ortalama 4,12 milyon hektar civarında gerçekleşti. Ormansızlaşma hızının önceki dönemlere göre yavaşlaması olumlu bir gelişme olsa da kaybın devam ettiği görülüyor. FAOHome+1

Yani “yüzde 32” rakamını görünce rahat koltuğa yaslanıp “Tamamdır, ağaçlar işi halletmiş” dememek gerekiyor.

Erkekler Haritayı Açıp Çözüm Ararken, Kadınlar Ormanın Hikâyesini mi Dinliyor?

Burada özellikle bir klişeye dikkat etmek gerekiyor.

“Erkekler çözüm odaklıdır, kadınlar duygusaldır” gibi basit genellemeler gerçek insanların çeşitliliğini açıklamaya yetmez. Fakat farklı insanların ormana bakarken farklı sorular sorabileceğini anlatmak için güzel bir düşünce deneyi yapılabilir.

Örneğin Ali isimli bir şehir plancısı düşünelim. Haritayı açıyor ve doğrudan stratejiye geçiyor:

“Orman kaybını hangi bölgelerde azaltabiliriz? Tarım alanlarıyla orman alanlarını nasıl dengeleriz? Yangın riskini nasıl düşürürüz?”

Yanında Zeynep isimli bir ekolojist olsun. O ise başka bir noktaya dikkat çekiyor:

“Peki o ormanda yaşayan insanların, hayvanların ve yerel toplulukların hayatı nasıl değişecek? Bir ormanı sadece hektar olarak ölçmek yeterli mi?”

Sonra Mehmet isimli bir ormancı geliyor:

“Bir dakika. Bu ormanın doğal yenilenme kapasitesi nedir?”

Elif isimli bir köylü ise çok daha basit bir soru soruyor:

“Bu orman giderse bizim su kaynağımıza ne olacak?”

Ve ortaya aslında cinsiyetlerden çok daha ilginç bir tablo çıkıyor.

Çözüm odaklı düşünmek ile empati kurmak birbirinin karşıtı değil. İyi çevre politikalarında ikisine de ihtiyaç var.
 
Üst