Sena
New member
Kürek Ne Demek Kürek?
Forumdaşlar, bugün sizlerle içimde yıllardır taşıdığım bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Belki kelimeler biraz ağır gelecek, belki de içinizden “ben de yaşadım” diyeceksiniz. Ama inanıyorum ki hepimizin hayatında bir “kürek” var. Kimi zaman elimizde tuttuğumuz bir alet, kimi zaman da omuzlarımızda taşıdığımız görünmez bir yük…
Ben küreğin ne demek olduğunu ilk kez babamın ellerinde gördüm. Soğuk bir kış sabahıydı. Kar, gece boyunca hiç durmadan yağmış; kapımızın önü diz boyu olmuştu. Babam, sessizce montunu giydi, küreği aldı ve dışarı çıktı. Annem camın önünde, elinde çay bardağıyla onu izliyordu. Ben de annemin yanına sokulmuş, babamın her kürek atışını sayıyordum.
Babamın yüzünde tek bir ifade vardı: çözüm. Yol kapanmışsa açılırdı. Kar yağmışsa temizlenirdi. Engel varsa kaldırılırdı. Onun için mesele basitti. Kürek, bir araçtı. Ama annemin gözlerinde başka bir şey vardı. O, babamın sırtındaki yükü görüyordu. Soğuğu, yorgunluğu, her kürek darbesinde biraz daha ağırlaşan sorumluluğu…
İşte o gün anladım ki kürek sadece kürek değildir.
Bir Erkek İçin Kürek
Babam gibi birçok erkek için kürek; çözüm demektir. Önünde bir sorun varsa, onu kaldıracak bir araç ararsın. Duygulara çok yer yoktur o an. Hedef nettir: yolu açmak. Karı temizlemek. Engeli ortadan kaldırmak.
Yıllar sonra kendi hayatımda da aynı refleksi fark ettim. Üniversitedeyken en yakın arkadaşımla büyük bir tartışma yaşadım. O gün içimdeki kar fırtınası dinmek bilmiyordu. Ama ben ne yaptım? Oturdum, artıları ve eksileri yazdım. “Sorun nerede başladı?”, “Nasıl çözülür?”, “Bir daha yaşanmaması için ne yapmalı?” Liste yaptım, strateji kurdum. Elime görünmez bir kürek almıştım sanki.
Oysa karşımdaki insan çözüm değil, anlaşılmak istiyordu.
Erkeklerin çoğu böyledir forumdaşlar. Biz karı temizlemeye odaklanırız. O karın neden yağdığını, o sırada üşüyen kalpleri çoğu zaman ikinci plana atarız. Çünkü bize öğretilen budur: güçlü ol, çöz, düzelt.
Ama her sorun kar yığını değildir. Bazıları buz gibidir; serttir, kırıldığında keser.
Bir Kadın İçin Kürek
Annem ise küreğe hiç dokunmadı. Ama o sabah babam içeri girdiğinde, ellerini kendi elleriyle ısıttı. “Çok üşüdün mü?” diye sordu. Babam “Yok” dedi her zamanki gibi. Ama annem onun üşüdüğünü biliyordu.
Yıllar sonra hayatıma giren kadınlarda da aynı şeyi gördüm. Onlar sorunun kendisinden çok, o sorunun yarattığı duyguyla ilgileniyordu. “Ne hissettin?”, “Bu seni nasıl etkiledi?” diye soruyorlardı.
Bir ilişkimde iş yerinde yaşadığım sıkıntıyı anlattığımda, ben çözüm yollarını sıralıyordum. “Şöyle yapacağım, böyle konuşacağım, planımı hazırladım” diyordum. O ise gözlerimin içine bakıp sadece şunu sordu: “Çok kırıldın değil mi?”
İşte o an durdum.
Çünkü evet, kırılmıştım. Ama ben kırılmayı değil, tamiri konuşuyordum.
Kadınlar çoğu zaman küreği eline almaz; ama karın altında kalan kalbi bulur. Erkekler yolu açar, kadınlar o yoldan geçecek ruhu onarır.
Kürek: Yük mü, Çare mi?
Zamanla şunu fark ettim forumdaşlar: Kürek hem yük hem çare. Nasıl kullandığınıza bağlı.
Bir evlilik düşünün. Erkek her sorunda “Tamam, hallederim” diyor. Faturalar, planlar, gelecek hesapları… Sürekli kürek sallıyor. Kadın ise “Biraz oturup konuşalım” diyor. “Beni de duy” diyor. Ama erkek hâlâ kar temizliyor.
Bir süre sonra yol açılıyor belki. Ama iki kalp arasında duvar yükseliyor.
Bir arkadaşım vardı; eşiyle sürekli kavga ederdi. O hep çözüm üretirdi: “Tatile gidelim”, “Ev değiştirelim”, “Plan yapalım.” Eşi ise “Benimle aynı duyguda buluş” diyordu. Onlar küreği aynı yere vurmadılar. Biri zemini kazdı, diğeri kalbi…
Sonunda yoruldular.
Kürek yanlış yerde kullanıldığında, toprağı değil bağı koparır.
Benim Küreğim
Geçen yıl annemi kaybettik. Cenazeden sonra babam ilk kez elinde kürek olmadan duruyordu. Bahçede bir köşeye oturmuş, toprağa bakıyordu. Yanına gittim. “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye sordum.
“Yok” dedi yine.
Ama bu kez ben annem gibi davrandım. Yanına oturdum. Hiçbir çözüm sunmadım. Hiçbir plan yapmadım. Sadece yanında kaldım.
O an anladım ki bazen küreği bırakmak gerekir.
Her sorunu kazamazsın. Her acıyı dağıtamazsın. Bazen karın altında kalırsın ve biri seni oradan çıkarmaya çalışmak yerine yanında durur.
İşte o zaman kürek anlam değiştirir. Artık bir alet değil; bir semboldür. Sorumluluğun, mücadelenin, ama aynı zamanda paylaşmanın sembolü.
Kürek Ne Demek Kürek?
Bana sorarsanız kürek; hayatın yükünü sırtlanma biçimimizdir. Erkek için çoğu zaman strateji, çözüm ve mücadeledir. Kadın için ise yükün altındaki duyguyu görme çabasıdır.
Ama asıl mesele şu: İkisi bir araya gelmediğinde eksik kalırız.
Yolu açan birine, o yolda yürürken elini tutacak biri gerekir. Karı temizleyen birine, üşüdüğünü fark eden biri…
Belki de gerçek denge; bazen küreği almak, bazen bırakmaktır.
Forumdaşlar, siz hiç kendi küreğinizi düşündünüz mü? Hayatınızda sürekli sorun mu kazıyorsunuz, yoksa birinin yorgun ellerini mi ısıtıyorsunuz? Belki de ikisini birden yapmaya çalışırken yoruluyorsunuzdur.
Ben artık şunu biliyorum: Kürek sadece karı değil, insanı da şekillendirir. Nasıl tuttuğunuz, nereye vurduğunuz ve ne zaman bırakacağınızı bilip bilmediğiniz… İşte bütün mesele burada.
Sizce kürek ne demek? Yük mü, çözüm mü, yoksa paylaşılmadığında ağırlaşan bir sorumluluk mu?
Hikâyelerinizi gerçekten merak ediyorum.
Forumdaşlar, bugün sizlerle içimde yıllardır taşıdığım bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Belki kelimeler biraz ağır gelecek, belki de içinizden “ben de yaşadım” diyeceksiniz. Ama inanıyorum ki hepimizin hayatında bir “kürek” var. Kimi zaman elimizde tuttuğumuz bir alet, kimi zaman da omuzlarımızda taşıdığımız görünmez bir yük…
Ben küreğin ne demek olduğunu ilk kez babamın ellerinde gördüm. Soğuk bir kış sabahıydı. Kar, gece boyunca hiç durmadan yağmış; kapımızın önü diz boyu olmuştu. Babam, sessizce montunu giydi, küreği aldı ve dışarı çıktı. Annem camın önünde, elinde çay bardağıyla onu izliyordu. Ben de annemin yanına sokulmuş, babamın her kürek atışını sayıyordum.
Babamın yüzünde tek bir ifade vardı: çözüm. Yol kapanmışsa açılırdı. Kar yağmışsa temizlenirdi. Engel varsa kaldırılırdı. Onun için mesele basitti. Kürek, bir araçtı. Ama annemin gözlerinde başka bir şey vardı. O, babamın sırtındaki yükü görüyordu. Soğuğu, yorgunluğu, her kürek darbesinde biraz daha ağırlaşan sorumluluğu…
İşte o gün anladım ki kürek sadece kürek değildir.
Bir Erkek İçin Kürek
Babam gibi birçok erkek için kürek; çözüm demektir. Önünde bir sorun varsa, onu kaldıracak bir araç ararsın. Duygulara çok yer yoktur o an. Hedef nettir: yolu açmak. Karı temizlemek. Engeli ortadan kaldırmak.
Yıllar sonra kendi hayatımda da aynı refleksi fark ettim. Üniversitedeyken en yakın arkadaşımla büyük bir tartışma yaşadım. O gün içimdeki kar fırtınası dinmek bilmiyordu. Ama ben ne yaptım? Oturdum, artıları ve eksileri yazdım. “Sorun nerede başladı?”, “Nasıl çözülür?”, “Bir daha yaşanmaması için ne yapmalı?” Liste yaptım, strateji kurdum. Elime görünmez bir kürek almıştım sanki.
Oysa karşımdaki insan çözüm değil, anlaşılmak istiyordu.
Erkeklerin çoğu böyledir forumdaşlar. Biz karı temizlemeye odaklanırız. O karın neden yağdığını, o sırada üşüyen kalpleri çoğu zaman ikinci plana atarız. Çünkü bize öğretilen budur: güçlü ol, çöz, düzelt.
Ama her sorun kar yığını değildir. Bazıları buz gibidir; serttir, kırıldığında keser.
Bir Kadın İçin Kürek
Annem ise küreğe hiç dokunmadı. Ama o sabah babam içeri girdiğinde, ellerini kendi elleriyle ısıttı. “Çok üşüdün mü?” diye sordu. Babam “Yok” dedi her zamanki gibi. Ama annem onun üşüdüğünü biliyordu.
Yıllar sonra hayatıma giren kadınlarda da aynı şeyi gördüm. Onlar sorunun kendisinden çok, o sorunun yarattığı duyguyla ilgileniyordu. “Ne hissettin?”, “Bu seni nasıl etkiledi?” diye soruyorlardı.
Bir ilişkimde iş yerinde yaşadığım sıkıntıyı anlattığımda, ben çözüm yollarını sıralıyordum. “Şöyle yapacağım, böyle konuşacağım, planımı hazırladım” diyordum. O ise gözlerimin içine bakıp sadece şunu sordu: “Çok kırıldın değil mi?”
İşte o an durdum.
Çünkü evet, kırılmıştım. Ama ben kırılmayı değil, tamiri konuşuyordum.
Kadınlar çoğu zaman küreği eline almaz; ama karın altında kalan kalbi bulur. Erkekler yolu açar, kadınlar o yoldan geçecek ruhu onarır.
Kürek: Yük mü, Çare mi?
Zamanla şunu fark ettim forumdaşlar: Kürek hem yük hem çare. Nasıl kullandığınıza bağlı.
Bir evlilik düşünün. Erkek her sorunda “Tamam, hallederim” diyor. Faturalar, planlar, gelecek hesapları… Sürekli kürek sallıyor. Kadın ise “Biraz oturup konuşalım” diyor. “Beni de duy” diyor. Ama erkek hâlâ kar temizliyor.
Bir süre sonra yol açılıyor belki. Ama iki kalp arasında duvar yükseliyor.
Bir arkadaşım vardı; eşiyle sürekli kavga ederdi. O hep çözüm üretirdi: “Tatile gidelim”, “Ev değiştirelim”, “Plan yapalım.” Eşi ise “Benimle aynı duyguda buluş” diyordu. Onlar küreği aynı yere vurmadılar. Biri zemini kazdı, diğeri kalbi…
Sonunda yoruldular.
Kürek yanlış yerde kullanıldığında, toprağı değil bağı koparır.
Benim Küreğim
Geçen yıl annemi kaybettik. Cenazeden sonra babam ilk kez elinde kürek olmadan duruyordu. Bahçede bir köşeye oturmuş, toprağa bakıyordu. Yanına gittim. “Bir şeye ihtiyacın var mı?” diye sordum.
“Yok” dedi yine.
Ama bu kez ben annem gibi davrandım. Yanına oturdum. Hiçbir çözüm sunmadım. Hiçbir plan yapmadım. Sadece yanında kaldım.
O an anladım ki bazen küreği bırakmak gerekir.
Her sorunu kazamazsın. Her acıyı dağıtamazsın. Bazen karın altında kalırsın ve biri seni oradan çıkarmaya çalışmak yerine yanında durur.
İşte o zaman kürek anlam değiştirir. Artık bir alet değil; bir semboldür. Sorumluluğun, mücadelenin, ama aynı zamanda paylaşmanın sembolü.
Kürek Ne Demek Kürek?
Bana sorarsanız kürek; hayatın yükünü sırtlanma biçimimizdir. Erkek için çoğu zaman strateji, çözüm ve mücadeledir. Kadın için ise yükün altındaki duyguyu görme çabasıdır.
Ama asıl mesele şu: İkisi bir araya gelmediğinde eksik kalırız.
Yolu açan birine, o yolda yürürken elini tutacak biri gerekir. Karı temizleyen birine, üşüdüğünü fark eden biri…
Belki de gerçek denge; bazen küreği almak, bazen bırakmaktır.
Forumdaşlar, siz hiç kendi küreğinizi düşündünüz mü? Hayatınızda sürekli sorun mu kazıyorsunuz, yoksa birinin yorgun ellerini mi ısıtıyorsunuz? Belki de ikisini birden yapmaya çalışırken yoruluyorsunuzdur.
Ben artık şunu biliyorum: Kürek sadece karı değil, insanı da şekillendirir. Nasıl tuttuğunuz, nereye vurduğunuz ve ne zaman bırakacağınızı bilip bilmediğiniz… İşte bütün mesele burada.
Sizce kürek ne demek? Yük mü, çözüm mü, yoksa paylaşılmadığında ağırlaşan bir sorumluluk mu?
Hikâyelerinizi gerçekten merak ediyorum.